duygudurum bozuklukları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duygudurum bozuklukları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2021 Cumartesi

Duygudurum Bozukluklarım

Son zamanlarda nöbetlerimde büyük bir değişim yaşadığımı düşünüyorum.
 
Eskiden her ay bir ya da iki gün, gün içinde peşpeşe beş altı kez nöbet geçirirdim. Bu nöbetler mutlaka aura ile birlikte gelir, bilinç kaybı ile başlar, yarım saatlik dinlenme uykusu ile sona ererdi. Nadiren de sabaha karşı uykuda nöbet geçirirdim. Ailem bu nöbeti uyandığımda anlatınca yarım yamalak da olsa hatırlardım. 
Şimdi ise bambaşka... Gün içinde nöbetten eser yok. Bazen aura hissetsem de aura sonrası nöbet gelmiyor. Ayda üç ya da dört defa uykuda nöbet geçiriyorum. Eşim anlatıyor  ama artık hiçbir noktasını hatırlayamıyorum. 

En önemli değişim ise kompleks parsiyel nöbetlerin yerini duygudurum bozukluklarının alması... 

Senelerdir yaşadığım nöbetlerin o değişik hissine öyle alışmışım ki aura anında içimi hüzünle karışık bir huzur  kaplıyordu. Aura sırasında yaşadığım sis perdesi bana ait olan o küçük dünyanın kapısıydı sanki. Yedi yaşındaydım, yirmiüç yıl her ay beş altı defa ziyaret ettiğin bir mekan düşün; benimsemez miydin?

O kadar alıştığım yeri terk edip şimdi bambaşka duygularla tanıştım. Durup duruken sinirleniyorum, severek dizayn ettiğim evim, değer verdiğim eşyalarım, yaşadığım hayatım, yanımdaki eşim, her şey anlamsızlaşıyor, tüm yaptıklarım saçma geliyor, kafamın içinde tüm bunlara söven bir ses var ve bunu susturamıyorum. Derken asabiyetimin yerini hüzün alıyor. İçime attığım, hayır üzülmeyeceğim diye unutmaya çalışıp en diplere tıktığım o düşünceler saldırıyor. Düşünmemeye ağlamamaya çalıştıkça bu sefer de korkmaya başlıyorum. Yalnızlık korkusu...

İşte bu duygulara o kadar savunmasızım ki keşke bunların yerine kendi dünyama kaçabilme şansım olsaydı diyorum bazen. Eskiden her nöbet başlangıcında ''lütfen bitsin! lütfen bitsin! '' diye yalvarırdım. Halbuki nöbet sonrası yaşadığım dinginliği, bu saçma sapan duyguların verdiği yorgunluğa tercih ederdim. 

Nöbetlerimin azaldığını farkettiğimde yaşadığım sevinci paylaşmıştım. Bunun üzerine böyle bir şey yazmayı hiç düşünmüyordum. Yanlış anlaşılmak istemem; tekrar nöbet geçirmek istemiyorum. Demek istediğim; duygudurum bozuklukları, eskiden yaşadığım nöbetlerden daha zormuş. Nöbetlere karşı gayriihtiyari bir kalkan kurmuşken, bu saçma duyguların ani hücumu ağır geldi, savunmasızım. 

 Kimbilir belki bir gün bu anlamsız duygulara karşı da güçlenirim. 

Sağlık sizlerle olsun...

10 Eylül 2020 Perşembe

Epilepsi ve Bipolar Bozukluk

Araştırmayı severim. Araştırdıkça ne yaşadığını, ne yiyip ne içtiğini öğreniyor, etrafında neler oluyor, kendinden başka kimler neler yaşıyor, bilinçleniyor insan. 

Bundan dört ay önce, bir dergide bipolar bozukluğu olan bir hastanın ropörtajını okudum. Önce hastalığı anlatmış daha sonra yaşadıklarını paylaşmıştı. Yavaş yavaş okudum hepsini. Anlamak istiyordum çünkü her kelimesiyle sanki beni anlatıyordu. 

Ne yani bende bipolar bozukluk da mı vardı?