epilepsi ve psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
epilepsi ve psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2021 Perşembe

Hayatını Epilepsiye Uyarlamak

Birkaç dakika önce elimdeki işi yaparken bir an kendimi sorguladığımı fark ettim. Üçüncü bir gözle durmuş kendime bakıyor ve hayatımdaki değişiklikleri sorguluyordum. Ve konu benden çok yine yeni yeniden epilepsiydi... Sorguya birlikte devam edelim istedim.

Üç seneye yakın bir süredir hayatımda büyük değişiklikler yapmışım; iş hayatım, yaşam tarzım, düşüncelerim... Peki neden, nasıl oldu bu değişiklikler?

Çalıştığım işlerden hep kısa süre sonra çıkmak zorunda kaldım.  Masa başı olsun hizmet işi olsun her türlü denedim. Bilirsin, bedensel ya da zihinsel fark etmiyor, herhangi bir yorgunluk hissettiğinde nöbetler çıkıveriyor ortaya. Maalesef bu sebeple işlerim genelde kısa süre sonra sonlandırıldı. Çok güzel geçen iş görüşmeleri ise hastalığımdan bahseder bahsetmez işvereni üç adım geri çekti: ''Biz sizi sonra ararız.''

Kısacası iş konusunda bu hastalık bana engeldi. Ben de onun istediği türden bir iş uydurayım kedime dedim ve neye yeteneğim varsa ona yönelerek bir şeyler yapmaya çalıştım. İnanır mısın, bir şeyler ortaya çıkarmak, üretmek çok hoşuma gitti. İşini severek yapmanın sağladığı motivasyonu tattım, beni zinde tutuyordu. Bir gelir de sağlayabilirsem değme keyfime... 

Yavaş yavaş da hayatımı düzene sokmuştum. 
Epilepsi ne diyordu; uykusuzluk çekme! 
Gece yatmaya, sabah kalkmaya saatler belirledim. Düzenli sekilde yatıp kalkmak, beden yorgunluğunu da zihin yorgunluğunu da alıyormuş bunu fark ettim, bu şekilde devam ettim.
Başka ne diyordu; aç kalma!
Kahvaltımı düzene oturttum, gün içinde acıktığım saatleri belirledim, bu saatlerde gluten harici sebze meyve odaklı olmak üzere acıkmadan beslenmeye özen gösterdim.
Başka ne diyordu epilepsi; stres yapma!
Eh, işinde kendi kendinin patronuysan orada stres aramaya gerek olmaz. İşte burada aşk hayatı devreye giriyor. Onu da kontrole alabilirsen huzur içinde yaşarsın. Ne yazık ki kaygı bozukluğum ve duygusal yoğunluklarım sebebiyle henüz onu yapabilmiş değilim. Psikiyatri görüşmelerim sonucu onu da sağlayacağımı düşünüyorum. 

''Sakin ol, olumlu bak, çözüme odaklan, her şey yoluna girecektir'' hayat felsefem oldu adeta! Cümle bir yerden alıntı değil yanlış anlaşılmasın, huzurum için gereken şeyleri bir araya getirdim diyelim.

Görüldüğü üzere hayatımı baştan aşağı epilepsiye odaklamışım. Bunu bir kaç dakika önce fark etmem biraz komik oldu. İyi bir şey mi yaptım dersin? 
Üç senedir hastalığımda olan değişikleri paylaşmıştım daha önce; gün içinde nöbet yaşamıyor, nadir olarak aura hissediyordum, hala bu şekilde. Ayda bir kaç kez de sabaha karşı uykuda nöbet geçiriyorum. Üç sene öncesine kadar bu nöbetler gün içinde 6-7 defa uyanıkken olurdu. Gelişmeler doktorumun dediğine göre de benim hissettiklerime göre de olumlu. Sonuçlar iyi yönde olunca yaptığım şeylerin de iyi olduğunu düşünüyorum. 

Aslında epilepsinin bizden istedikleri, sağlıklı bir insanın da yapması gereken şeyler değil mi?

Sözün kısası; kendine iyi bak, sağlıklı kal... 

30 Ocak 2021 Cumartesi

Duygudurum Bozukluklarım

Son zamanlarda nöbetlerimde büyük bir değişim yaşadığımı düşünüyorum.
 
Eskiden her ay bir ya da iki gün, gün içinde peşpeşe beş altı kez nöbet geçirirdim. Bu nöbetler mutlaka aura ile birlikte gelir, bilinç kaybı ile başlar, yarım saatlik dinlenme uykusu ile sona ererdi. Nadiren de sabaha karşı uykuda nöbet geçirirdim. Ailem bu nöbeti uyandığımda anlatınca yarım yamalak da olsa hatırlardım. 
Şimdi ise bambaşka... Gün içinde nöbetten eser yok. Bazen aura hissetsem de aura sonrası nöbet gelmiyor. Ayda üç ya da dört defa uykuda nöbet geçiriyorum. Eşim anlatıyor  ama artık hiçbir noktasını hatırlayamıyorum. 

En önemli değişim ise kompleks parsiyel nöbetlerin yerini duygudurum bozukluklarının alması... 

14 Aralık 2020 Pazartesi

İlk Defa Epilepsiden Uzakta

Bu günlerde pek bir işle uğraşmıyorum. Uyumam gerektiği kadar uyumaya, düzenli yemek yemeye, zihnimi yormadan günlük rutinlerimi yerine getirmeye bolca vaktim var anlayacağın. Madem bu kadar vaktim var, neden uzun süredir bir yazı yazamadım?

10 Eylül 2020 Perşembe

Epilepsi ve Bipolar Bozukluk

Araştırmayı severim. Araştırdıkça ne yaşadığını, ne yiyip ne içtiğini öğreniyor, etrafında neler oluyor, kendinden başka kimler neler yaşıyor, bilinçleniyor insan. 

Bundan dört ay önce, bir dergide bipolar bozukluğu olan bir hastanın ropörtajını okudum. Önce hastalığı anlatmış daha sonra yaşadıklarını paylaşmıştı. Yavaş yavaş okudum hepsini. Anlamak istiyordum çünkü her kelimesiyle sanki beni anlatıyordu. 

Ne yani bende bipolar bozukluk da mı vardı? 

19 Temmuz 2020 Pazar

Epilepsiyi Tanıyorum Psikolojimi Anlıyorum

İnsan büyüdükçe kendini anlamaya davranışlarını anlamlandırmaya başlar. Hayatınızda epilepsi varsa bu durum biraz karmaşık ve zordur.

1989 doğumluyum ve yedi yaşımdan beri epilepsi ile yaşıyorum. 23 sene yolunda gitmeyen bir takım psikolojik durumların olduğunu bilsemde sebebini hiç epilepsiye yormadım.
Çocuklukta bir şey anlaşılmasa da insanın kendini anlamaya ve çevresine ayak uydurmaya başlaması gereken dönemlerde bir şeylerin yolunda gitmediği belli oluyor.

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Sen Bu Değilsin...

İnsan kendi canını neden acıtır diye düşünürdüm.

Hani kolları çizik dolu insanlar...

Ölmek değil de canını acıtmaktır amacı. 
İlk defa bugün canımı acıtmak istedim, aklımdan ilk geçen keskin bir alet bulmak ve etimin herhangi bir yerini yaralamak. Acı duymalıydım çünkü suçluydum. Belki açtığım yaranın izini her gördüğümde, çizerken yaşadığım acıyı hissederek bu hatayı bir daha yapmam diye düşündüm.