10 Eylül 2020 Perşembe

Epilepsi ve Bipolar Bozukluk

Araştırmayı severim. Araştırdıkça ne yaşadığını, ne yiyip ne içtiğini öğreniyor, etrafında neler oluyor, kendinden başka kimler neler yaşıyor, bilinçleniyor insan. 

Bundan dört ay önce, bir dergide bipolar bozukluğu olan bir hastanın ropörtajını okudum. Önce hastalığı anlatmış daha sonra yaşadıklarını paylaşmıştı. Yavaş yavaş okudum hepsini. Anlamak istiyordum çünkü her kelimesiyle sanki beni anlatıyordu. 

Ne yani bende bipolar bozukluk da mı vardı? 

Epilepsi ve bipolar bozukluk arasındaki benzerlik üzerine araştırmaya yöneldim. Gelin beraber inceliyelim.

Bipolar bozukluk aynı zamanda manik depresif veya iki uçlu duygudurum bozukluğu olarak da biliniyor. İki ayrı hastalık dönemleriyle karakterize bir ruhsal bozukluk. Bu hastalık dönemlerinden bir tanesinde taşkınlık (mani), diğerinde ise çökkünlük (depresyon) bulunmakta. Hastalık dönemleri dışında ise hasta tamamen normale dönüyor. Sabit, sürekli ve dengeli bir ruh hali gözlemlenemeyen bir durum.

Hastalık dönemlerini inceleyelim, bakalım sizler de benim gibi bu duygudurumları yaşıyor musunuz.

Mani; taşkınlık dönemi olarak geçiyor. hastanın aşırı coşkulu olduğu dönemdir. 

Hasta mani döneminde;

-Aşırı derecede enerjik hisseder

-Sürekli heyecanlı hisseder

-Düşünceleri hızla değişir

-İyimserdir

-Odaklanmakta sorunlar yaşar

-Az uyur

-Hızlı konuşur

-Cinsel istekte artış gözlenir

-Aşırı neşelidir fakat çok hızlı sinirlenebilir

-İştah problemleri yaşar

-Dikkatsizdir.

Depresyon ise çökkünlük dönemi olarak geçiyor. Mani durumunun tam tersine hastanın aşırı mutsuz hissettiği bir dönemdir. 

Hasta depresif döneminde;

-Enerjisiz hisseder

-Unutkandır

-Ümitsizlik hissi barındırır

-Hiçbir şeyden zevk alamaz

-İştah problemleri olur

-Hep yorgundur

-Aileden ve yakın çevreden uzaklaşır

-Uyku esnasında sık sık uyanır

-İçe kapanıktır

-Kendini değersiz hisseder

-Az konuşur

-Keyif alarak yapılan faaliyetlere karşı ilgisizdir

-İntihara meyillidir, intihar girişiminde bulunabilir.


Her iki durumda da yaşanan belirtileri hayatımda en az bir kez yaşamışlığım var. İçimde bir bipolar barındırdığıma dair korku oluştu ister istemez. Çoğu doktor bu iki hastalığı birlikte ele alarak incelemiş. Dr. Sermin Kesebir, Dr. Sertaç Güven ve Dr. İsmail Koç tarfından yazılmış, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry 2012 isimli akademik makalede bu konunun da ele alındığını görebilirsiniz. Makalede şöyle der, ''Epilepsi ve bipolar bozukluk bazı ortak özellikler paylaşmaktadır ve bu birlikteliğin birçok özelliğini ve tedavi yaklaşımlarını ele alan çok sayıda çalışma yürütülmüştür. Bu özelliklerden en önemlisi her ikisinin de döngüsel olup süregenleşmesidir.'' 

Bipolar, bu duygudurum bozukluklarını ''alevlenme, yatışma dönemleri'' ile yaşar ve normal dönemine geçer, epilepside de bu duygudurum bozuklukları ''psişik semptomlu basit parsiyel nöbet'' olarak gelir nöbetin bitişi ile sona erer.

Bipolar bozukluğu olan hastalara verilen tavsiyelere bakacak olursak, epilepsi hastalarının da uygulaması gereken şeyler olduğunu görebilirsiniz;

• Arkadaşlarınız, aile bireyleri veya eşinizle (şayet varsa) rahatsızlığınızı paylaşın.

• Mümkün olduğunca düzenli uyku uyuyun.

• Çok az alkol tüketin veya hiç tüketmeyin. Uyuşturucudan uzak durun.

• İşte ve evde stresinizi azaltın.

• Düzenli beslenin.

• Düzenli egzersiz yapın.

• Öfke ve depresyon (çökkünlük) gibi duygularla teker teker başa çıkmayı öğrenin.


Sonuç olarak okuduklarımızda kendimizi bulmamız oldukça normaldir. Yaşadıklarıma dayanarak sizlere şunu söylemek isterim; eğer bu duygudurumları belirgin bir halde yaşıyorsanız yakınlarınızla bu durumu mutlaka paylaşın ve duygu nöbetleri sırasında yalnız kalmamaya çalışın. Neşeli ve iyimser bir kişiliğim vardır benim, hiçbir sey düşünmezken birden çöküntüye uğrayıp herşeye nefretle baktığımı, etrafımda ne varsa yıkıp dökmek istediğimi, kendime zarar vermek istediğimi bilirim.  Bu gibi durumlarda yalnız kalmamamız en iyisidir. Bugun kontrol edebildiğimiz beynimizi yarın da kontrol edebileceğimizi kim bilebilir?


Sevgiyle kalın...



Kaynaklar: 

www.cappsy.org _ Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry 2012 - Dr. Sermin Kesebir, Dr. Sertaç Güven ve Dr. İsmail Koç 

www.psikiyatri.org.tr _  Bipolar Bozukluk (İkiuçlu Bozukluk, Manik Depresif Hastalık)

www.npistanbul.com _ Erişkin Psikiyatri-Bipolar Bozukluk

6 yorum:

  1. Hayatında 1 kere tansiyonu,şekeri düşüp bayılmamış ben,2 sene önce epilepsi olduğumu öğrendim.Şimdi 30 yaşındayım ve o günden sonra psikolojim iyi değil.Sosyal hayatım büyük ölçüde etkilendi.Nöbet geçirme korkusuyla eskiden aktif olduğum bir çok etkinliğe katılmak istemiyorum.Ama bu hastalığı araştırıp yeni şeyler öğrenmek de bana iyi gelmiyor.Yokmuş gibi davranınca kendimi daha iyi hissediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaşadıklarımız aynı. Evet yokmuş gibi davranıp unutunca daha mutlu daha huzurluyum. Ama nöbet anında ve duygudurum bozuklukları yaşadığımda kendimi cok savunmasız hissediyordum. Benim araştırmam bu şekilde başladı. 'Ben ne yaşıyorum, bunu neden yaşıyorum' sorularına yanıt aradım daha çok.
      Bu hastalığı tanıdıkça kendimi daha güçlü daha kontrollü hissettim. Yaşadığım değişik duygulara anlam verebildikçe stresten bir adım daha uzaklaştım. Epilepsi nöbetlerine en cok sebep olan şeye bir adım daha uzaklastığımı hissettim.
      Bilinçli olmak her zaman huzur verir, tavsiyemdir :)

      Sağlıkla kalın...

      Sil
    2. 12 ekimde yazmışım yukarıdaki yorumu.Birazdan 21 ocak olacak.Bu süre icerisinde hiç nöbet geçirmedim.Daha doğrusu 2 bucuk sene once geçirdiğim hayatimdaki ilk ve tek nöbet dışında bir daha nobet geçirmedim.Ama eeg sonucum iyi çıkmadı ve ilaç dozumu artırdı doktor.Yine bu süreçte girmeyi istediğim 2 işe sağlık raporu yüzünden giremedim.Kendi işimi kurmak zorundayim galiba.Belki öylesi daha iyi olur benim açımdan.
      Bu arada(pandeminin de etkisi var) kendimle daha fazla vakit geçirmeye başladım.Sigarayi bıraktım,evimin bir odasını küçük çaplı bir spor salonu yaptım,ağırlık çalışıyorum.Fazlasıyla bencil ve egoist hareketler sergiliyorum.Kimsenin derdini,sıkıntısını,tribini dinleyemem sonuçta.Çok kalabalıklara da ihtiyacım yok zaten.Tabi tüm bu egoistligin sonuçları da oldu.Hayatimda bir kadın vardı,yollarimizi ayırdık:)
      Sonuç olarak fiziken daha saglikliyim,psikolojim daha iyi ve kafam rahat.Böyle bir yıl gecirirsem belki eeg sonuçlarım düzelir kimbilir.

      Görüşmek üzere.

      Sil
    3. Çok iyi kararlar aldığını düşünüyorum. Bencillik olarak düşünme bunu bence.

      'ilk defa epilepsiden uzakta' adlı yazımda ben de bana iyi gelen şeylerden bahsetmiştim, bunlardan biri; "Kendine saygı duy, sev." Sen de bunu yapmışsın. Bunlar ihtiyacımız olan şeyler, bize iyi gelen şeyler.
      Umarım bu durum eeg sonuçlarına da yansır.

      Kendine iyi bakmaya devam et;

      Sil
  2. 31 yaşımda hayatımda ilk kez bayıldım, ambulansla hastaneye götürülmüşüm bilinç kapalı.. Bi çok test sonucu jenerelize nöbet geçirdiğim söylendi, eeg de bipolar ölçümde temporal her iki kısımda sık tekrarlayan dikey dalga görüldü. Sonuç olarak depakin kullanmaya başladım. Birden bire hayatıma girdi bu durum ve korkudan çok sevdiğim alkol ve sigarayı bıraktım. Araç kullanmaktan çekiniyorum. Bir daha olmadı 2aydır falan ama tekrar olur mu diye korkuyorum.. Doktor kimse olur ya da olmaz diye sana garanti edemez, ilacını en Az 1 sene kullanacaksın sonra azaltarak bakacağız nöbet olmazsa diyor.. Zor zor zor..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet, dediğiniz gibi zor. Ben hayata yeni başlıyorken tanıştım bu hastalıkla. Sizin alıştığınız bir duzeniniz varken, hayatınıza müdahale eden bir şeyle karşılaşmanız daha da zor olmuştur eminim. Hayatınıza müdahaleden kastım, dediğiniz gibi; motorlu araç kullanımının riskli olması, alkolün ilaçlarla etkileşimi vs. Bu konularda ne kadar dikkatli davranır ilaçlarınızın düzenine ne kadar dikkat ederseniz biliyorsunuz ki bu hastalıkla o denli savaşmış olursunuz. İki aydır nöbet yaşamadığınıza sevindim. Umarım yakın zamanda da iyileşirsiniz.

      Karşınıza çıkan her türlü zorluğa karşı pozitif kalmaya çalışın. Stres, sıkıntı bizlere hiçbir zaman iyi gelmiyor.

      Sağlıkla kalın...

      Sil