26 Temmuz 2020 Pazar

Duygu Nöbetleri

Günlerden yine epilepsi...

Bazen duyuyorum doktorlar ilaçlarla durdurabiliyor bu nöbetleri; altı aydır olmadı, iki senedir nöbet geçirmedim diyenler var, bizdekinin derdi ne? Bizimki de biraz ara verse olmaz mi? 

Duygu nöbetlerinden birini yaşıyorum yine. Göğsünü, çamaşır sıkar gibi biri sıkıyor sanki. Ağlarken boğazınız tıkanır nefes geçmez ya o incecik yerden, işte öyle. Hüngür hüngür ağlayasım var, bir o kadar da sinirliyim.

Bir şey tutup parçalamak istercesine ellerim titriyor. Ensem ve sağ kolumda sinir sıkışması gibi içten bir acı... Onca şey yaşarken bir sebebinin olmamasi saçmalığı da bir o kadar can sıkıcı. 
Bu arada çevrendekilerin senin üzerindeki izlenimine gelirsek; bir şey canını sıkmış, neye patlasam diye bakınıyorsun, bir şey söylendiği zaman ise aptala bağlıyorsun. İçindeki canavarı dışarı vurmamak için sözlerini ince eleyip sık dokuduğunu bilmiyorlar tabi. Yani öyle hemen anlaşılmayan bir şey olmakla birlikte karşı tarafın da sinirini bozan bir şey bu meret.
Eğer ağlamaya başlarsam asabiyet hali yerini cekimserlik, endişe ve korkuya bırakacak. En cekilmez hali de bu olsa gerek, sığınacak bir yer bir kucak ararken etrafındaki herkesten, her şeyden korkuyorsun. Ana rahmindeki moduna girip titreyerek kötü senaryolarla ağlamaya korku ile devam ediyorsun. 
Kafandaki senaryoyu dağıtacak biri olmazsa eyvah eyvah, o ağlama krizi ne zaman biter bilinmez. 
Senaryomu bozma rolü genelde eşimde olur. Ağlamayı gülmeye çevirmekte usta. Bu konuda şanslıyım.

Bu durumlarda yazmak da bana iyi geliyor. Ağlama krizim biraz hafifledi. Ama hala asık suratımla can sıkıcı bir moddayım. Umarim bunu da çabucak atlatırım. 

Bunun ne olduğunu bilmeden önce rahatlmak icin ağlardım. Sonu gelmeyen bu ağlama ve sonradan gelen duygu karmaşası, kendinizi bıraktığınız an sizi depresyona çekiyor. İşte o zaman sonu kötü olabiliyor. Neyin nesi diye araştırdıktan sonra buna karşı savaşmak daha mantıklı geliyor insana.

Size tavsiyemdir, yalnız kalmamaya çalışın ve bu duygu nöbetlerini küçümsemeyin. Beynin zincirleri koptuğu zaman kaçınılmaz sonlara varabilirsiniz. Yanınızdaki tatlı bir gülücük ise bir anda her şeyi düzeltebilir. Yeter ki yalnız kalmayın. Kontrolü kaybetmemek için elinizden geldiğince savaşın. 

Saglik sizinle olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder